Aldattığı İçin Bıçaklamış…mış !

04 Ekim 2017 Çarşamba, 11:40

Mağusa’da 18 Nisan’da eşi Burcu Okumuş’u 5 yerinden bıçaklayarak sokak ortasında öldüren Özgür Okumuş’un “Taammüden adam öldürme”, “ Adam öldürme” ve “Kanunsuz bıçak taşıma” davaları ile ilgili görüşülen ilk tahkikat duruşmasına dün de devam edildi. İddia Makamı adına davayı yürüten Savcı Serhan Bundak’ın 5’inci tanığı tahkikat subayı Serkan Bulak oldu. Duruşmanın dünkü oturumunda sanık Özgür Okumuş’un cinayetin ardından polise verdiği ve cinayeti nasıl işlediğini anlatan kan donduran gönüllü ifadesi mahkemede okundu. Duruşma, sanık avukatı İbrahim Demirtaş’ın tahkikat subayı Serkan Bulak’ı sorgulamasına olanak sağlamak amacı ile bugüne ertelendi.(KP)

ÖZGÜR OKUMUŞ’UN KANINDA UYUŞTURUCU ÇIKTI

İddia Makamı’nın 5’inci tanığı tahkikat subayı Serkan Bulak duruşmanın dünkü oturumunda aralarında sanık Özgür Okumuş’un cinayet sonrasında polise verdiği gönüllü ifadesi, Mağusa Devlet Hastanesi ile sanığın akıl sağlığının kontrolü sonrasında temin edilen toplam 9 doktor raporu, Burcu Okumuş’un otopsi raporu ile ölüm nedenlerinin belirtildiği belge, Burcu Okumuş’a ait cep telefonuna ait telefon dökümleri, sanık Özgür Okumuş’un Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinden yaptığı paylaşımların çıktısı ve Burcu Okumuş’un İ.A.B ile birlikte çekilen 5 adet fotoğrafının çıktısının bulunduğu toplam 24 adet emareyi mahkemeye sundu. Tahkikat subayı Bulak’ın mahkemeye emare sunduğu belgeler arasında İstanbul Kriminal Şubesi’nden temin edilen ve sanık Özgür Okumuş ile Burcu Okumuş’un kanında alkol, uyutucu-uyuşturucu madde ve toksit maddelerin analiz raporu vardı. Bu belgelerde sanık Özgür Okumuş’un kanında 84 miligram alkol ve 1 nanogram hint keneviri türü uyuşturucu madde olduğu ortaya çıktı. Mahkemeye sunulan Burcu Okumuş’un ölüm nedenleri belgesinde ise genç kadının vücuduna aldığı 5 bıçak darbesi nedeni ile iç organ yaralanması ve iç kanama sonucu öldüğü belirtilirken, Adli Tıp Uzmanı İdris Deniz tarafından hazırlanan raporlarda Burcu Okumuş’un vücuduna aldığı 5 bıçak darbesinin 3’ünün başlı başına öldürücü darbeler olduğu ortaya çıktı.

“BENİ ALDATTIĞI İÇİN YAPTIM”

Tahkikat subayı Serkan Bulak ilk tahkikat duruşmasının dünkü oturumunda mahkemeye detaylı ifade sundu. Yürütülen soruşturmada Burcu Okumuş’un bıçaklanmasının ardından Mağusa Devlet Hastanesi’ne ölü olarak götürüldüğünü belirten Bulak, Okumuş’un Acil Servis’e giriş saati olan 11:16’nın ölüm saati olarak kabul edildiğini Dr. Hasan Oktay Önen’den öğrendiğini belirtti. Nöroloji servisinde tedavi altına alınan Özgür Okumuş’un yanına gittiğini belirten Bulak, Dr. Cemal Cevheroğlu’ndan sanığın şuurunun açık olduğunu, konuşulanları anlar ve konuşulanları bilir durumda olduğunu öğrendikten sonra Özgür Okumuş’a itham edildiği suçları bildirip yasal ihtarda bulunduktan sonra sanığın cevabının “beni aldattığı için yaptım” olduğunu söyledi. İfade vermek istediğini söyleyen sanık Özgür Okumuş’a ihtarda bulunduğunu söyleyen Bulak, sanık Okumuş’un “Ben onu okuması için Kıbrıs’a getirdim. O beni aldattı” dediğini açıkladı.

ÖZGÜR OKUMUŞ’UN İFADESİ MAHKEMEDE OKUNDU

Tahkikat subayı Serkan Bulak sanık Özgür Okumuş’un gönüllü ifadesini mahkemeye emare olarak sundu. Okumuş’un kan donduran eş cinayetini anlatan ifadesi mahkemede okundu. Özgür Okumuş’un polise verdiği ifade ise şöyle:

“Ben Türkiye’de gazetecilik yapıyordum. Hatta Uğur Dündar’ın montaj ekibinde çalıştım. Bir dönem de belediye başkanının basın danışmanlığını yaptım. Bu sürede ilk eşimden yaşadığım sorunlar nedeni ile 2007 yılında ayrıldım. İlk evliliğimden 1 oğlum var. Daha sonra tanıştığım Burcu Akçakaya ile 2012 yılında Zongultak’da evlendik. Benimle evlendiği zaman yaşı küçüktü. Yazık olur dedim ve üniversite sınavlarına soktum. KKTC’de Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde Diyaliz Bölümü’nü kazandı. 2015 yılında her şeyimizi bırakıp Kıbrıs’a geldik. Buraya geldikten sonra ben farklı işlerde çalışıp eşimi okutmaya çalıştım. Yine bu dönemlerde farklı bölgelerde kalıyorduk.

En son Kaliland bölgesinde kalıyorduk. Sonra maddi sorunlar olunca eşim bana “Lefkoşa’da kalayım arkadaşlarla konuştum. Masrafımızı azaltırız” dedi. Ben en son Yemen Kahvesi’nde çalışıp onların lojmanında kalıyordum.  Ancak son zamanlarda eşimin davranışları değişmeye başladı. Benden uzaklaşmaya, daha az konuşmaya başladık. Telefonda aradığımda cevap vermemeye başladı. Sorduğum zaman ‘Uyuyordum’ diyerek bahaneler üretmeye başladı.

Ben kendisinden şüphelenmeye ve beni aldattığını düşünmeye başladım. 17 Nisan 2017 tarihinde kendisini aradım ve ‘Gel konuşalım’ dedim. Saat 11:00-11:30 gibi Yemen Kahvesi’ne geldik. Oturup konuştuk. Kendisine değişiklikler olduğunu söyledim. Kabul etmedi. Kendisinden telefonunu bana vermesini istedim. Sert tepki gösterdi. Biraz da inatlaştık ve ben telefonunu elinden aldım. Sonra buradan ayrıldık. Ben oradan ayrıldıktan sonra birlikte kaldığım Abdullah isimli çocuğun bilgisayarında bir program buldum. Yükleme yaptığım zaman burada eşimin silmiş olduğu başkası ile çekilmiş fotoğrafları, sevgili mesajları ve cinsel içerikli yazışmalar gördüm. Hatta bazı fotoğrafları telefona çekip kaydettim. Ancak diğer tüm şeyleri kaydetmeye izin vermediği için kaydedemedim. Ayni akşam kendisini Büşra isimli arkadaşının telefonundan aradım.

Ancak hiçbir şey belli etmedim. Kendisine ‘Gel yarın konuşalım, kahvaltı yapalım’ dedim. ‘Tamam’ dedi ve anlaştık. Dün akşam (17 Nisan 2017) Yemen Kahvesi’nin karşısındaki marketten 4 adet bira aldım, içtim. Evde de iki tane vardı onları da içtim ve uyudum. Sabah tekrar eşim gelmeden markete gittim 2 bira daha aldım. İçtim ama sarhoş değildim. Kendimdeydim. Saat 10:00 gibi Burcu Yemen Kahvesi’ne geldi. Ben de yanına gittim. Yemen Kahvesi’nin girişinde sağ bölüme oturduk. Kahvaltı söyledik. Kahvaltı gelmeden konuşmaya başladık.

Kendisine ‘Bugün benimle kal’ dedim. Şunu da belirteyim; Burcu’nun yanına gitmeden Yemen Kahvesi’nin mutfağına gidip oradan yeşil saplı bir et bıçağı alıp arka cebime koydum. Böyle Burcu’nun yanına gittim. Burcu’ya ‘Kal’  dediğim zaman kız arkadaşının yanına gideceğini söyledi. Bunu söyleyince, bana verdiği cep telefonundan birlikte olduğu çocuğun fotosunu gösterdim. Bunu yapınca bir şey söylemedi. Daha sonra alay edercesine baktı ve ayağa kalkıp dalga geçer gibi bir şeyler söyledi. Sinirlerim attı. Ayağa kalktım ve 2-3 tekme tokat atarak dışarıya çıkarttım.

Dışarıda arka cebimdeki bıçağı çıkardım ve 1 kez karın bölgesine sapladım. Daha sonra kaç kere olduğunu hatırlamam karın ve boyun bölgesine sokup çıkardım. Burcu yere düşünce yüzüne baktım ve ‘Birlikte gidiyoruz’ dedim ve aynı bıçağı ölmek için kalbime diye sapladım. Önce kan akmadığını gördüm. ‘Kan aksın’ dedim ve tekrar sapladım. Kan akınca ‘Tamamdır, gidiyoruz” dedim ve bıçağı orada bir yere fırlattım. Sonra oturup ölmeyi bekledim. Sonra kendimden geçtim. Gözümü açtığımda ise kendimi hastanede buldum.”

“SANIK, “AYTEN’İN SONU” ŞİİRİNİ İŞLEDİĞİ CİNAYETE UYGULADI”

Yürütülen soruşturma kapsamında sanık Özgür Okumuş’un cinayetten bir gece önce ve cinayetin işlendiği gün olan 18 Nisan sabahı Facebook’tan yaptığı paylaşımları incelediğini belirten tahkikat subayı Serkan Bulak, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın yazdığı “Ayten’in sonu” isimli şiir ile “Noktayı koyman gereken yeri bilmekti oysa adamlık.

Nokta” şeklindeki paylaşımları için DAÜ Fen ve Edebiyat Fakültesi’nde görevli Prof. Vugar Sultanzade’de ile görüştüğünü kaydetti. Prof. Sultanzade’den yaptığı soruşturmada sanık Özgür Okumuş’un Facebook hesabında paylaştığı “Ayten’in sonu” isimli şiirde gerçekleştirilen eylemin cinayet ile birebir aynı senaryo ile gerçekleştirildiğini öğrendiğini söyleyen Bulak, “Noktayı koyman gereken yeri bilmekti oysa adamlık.

Nokta” paylaşımındaki “adamlık” kelimesinin “namus” olarak algılandığı ve cinayetin planlanmış olarak yorumlandığını öğrendiğini söyledi. Tahkikat subayı Serkan Bulak, sanığın gönüllü ifadesindeki beyanlarını, görgü tanıklarının ifadelerini, alınan emareler ve kamera kayıtlarını, sanığın Facebook paylaşımları ile olayın oluş şeklini ve yapılan tüm araştırmalarını bir araya getirmesi sonucundaki neticeleri de mahkemeye aktardı. Bulak, eşinin son zamanlarda kendisinden uzaklaştığını düşünen sanığın 17 Nisan tarihinde olaydan bir gün önce “Yemen Kahvesi’nde” eşi ile buluşup eşinden cep telefonunu alarak kontrol ettiğinde Burcu Okumuş’un başkası ile çekilmiş fotoğraflarını görmesi üzerine sanığın eşi Burcu Okumuş’un kendisini aldattığı fikri ve inancının güçlendiğini söyledi.

Özgür Okumuş’un olay günün 1 gece öncesi Facebook hesabında “Ayten’in sonu” isimli şiiri paylaşıp bu paylaşımından 1 gün sonra şiirde geçen pastane gibi Özgür Okumuş’un da eşi ile “Yemen Kahvesi’nde buluştuğunu söyleyen Bulak,  olaydan önce iş yerine giderek aldığı yeşil saplı et bıçağı ile hazırlık yaparak Burcu Okumuş’u yine şiirdeki gibi garsonların ve yabancı şahısların gözü önünde soğukkanlı ve planlı bir şekilde bıçaklayıp öldürdüğünü tespit ettiğini açıkladı.

Yorum Yap Duyarsız Kalma

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz